Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı-Mark Manson

O kadar çok şeyi kafamıza takıyoruz ki! Bu durumdan ne kadar kaçmak istesek de bir türlü irili ufaklı dertleri kafamızdan atamıyoruz. Keşke tuşu olsa da biri gelip beynimize reset atsa diye düşünürken işte o muhteşem kitap karşımıza çıkıyor: Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı!

Gerçekten de ustalık gerektiriyor kafaya takmama olayı. “Düşünme! Düşünme! Unut! Unut! Off ya ben ne yapacağım! Bıktım artık. Ben ne yaptım da başıma bunlar geliyor?!” bu cümleleri kaç defa kendimize söylediysek de kurtulamıyoruz; yaşadığımız olayların ve sıkıntıların üzerimizde yarattığı etkilerden kaçamıyoruz. Aniden aklımıza geliyor bazı sorunlar, bazense hiç aklımızdan çıkmıyor ve ne kadar bunlardan kaçmak istesek de sakız gibi yapışıyor üstümüze. Olumsuz ve en kötü senaryoyu düşünmeden edemiyoruz.

Neden Okumalısın?

Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı Kapak Tasarımı

Bir kitabı aldığınızda ilk ne yaparsınız? Kapak tasarımı hoşunuza gitti diye mi alırsınız, arka kapağındaki yazıyı mı okursunuz yoksa sayfalarını mı karıştırırsınız? Bence bir kitabı kaliteli yapan ve onu okumaya değer kılan sizinle aynı duyguları paylaşan insanların görüşleridir. Seninle aynı eksikliği yaşayan, aynı hisleri paylaşan ve benzer deneyimlerden zevk alan insanların ne dedikleri aslında çok önemlidir. Kitabın içeriğine değinmeden önce bu konuyu iredelemek istedim. Çölde kaybolmuş, güneşin altında dolaşmaktan bitap düşmüş ve damakları susuzlukla birbirine yapışmaktan konuşamayacak hale gelmiş bedevilerin amacı bellidir: Suyu bulmak ve kurumuş boğazlarını bir nebze de olsa ıslatmak. Hep beraber bir vaha arayışına girişme vakti gelmiştir. Vaha görünüp suyu ilk tadan bedevi ise çağırır diğerlerini, yolu gösterir: Gördüm, tattım ve doydum. Biz de bunu demeliyiz kitabı bitirince: Okudum, hissettim ve değiştim!

Ben de bu kitabın dünyasına dalmadan önce kitap hakkında kim ne demiş diye araştırdım. Kendini gerçekleştiren bir insan bu türden kitaplara genellikle burun kıvırır ve içi boş sayfalar olarak görür. Ancak henüz arayıştaysa bizim gibi, hazine bulmuş gibi sevinir. Ekşi Sözlük‘te gezindim ve kişisel gelişim kitabı sevmeyen insanların bile baş ucu kitabı olduğunu okudum. Sonra D&R‘ın yayınladığı özeti okudum. Baktım olumsuz eleştiri neredeyse yok. Zaten kitap da Bestseller yani oldukça uzun bir süre kitapçılarda bir numara olarak satışı yapılmış bir kitap. Okumaya değer mi isterseniz buna yazının sonunda siz karar verin.

Manson Ne Diyor?

“… Şimdi beş dakikalığına bile kendinizi çok kötü hissetseniz son derece mutlu ve harika hayatları varmış gibi sunan insanların 350 fotoğrafıyla bombardıman ediliyorsunuz, bu durumda hatanın sizde olduğunu hissetmemeniz imkânsız kuşkusuz. Değmeyecek şeyleri kafaya takmamak çok önemlidir. Dünyayı kurtaracak olan şey budur. Dünyanın bazen berbat olduğunu ama bunun da doğal olduğunu kabul ederek yaşamak gerek. Çünkü her zaman böyleydi ve her zaman da böyle olacak. Sosyal medyada her gün milyonlarca kere paylaşılan “Nasıl Mutlu Olunur” tarzı saçmalıklarda yanlış olan ve kimsenin fark etmediği şey şudur: Daha pozitif bir deneyimi arzu etmenin kendisi negatif bir deneyimdir.”

Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı – Mark Manson

Mark Manson‘ın Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı isimli kitabında Manson’un yaşam deneyimlerini nasıl ustaca kullandığını gördüm. Elbette olumsuz deneyimleri olmuş yazarın da ancak Manson, “Her şeyi iyi tarafından görmek” gibi bir şey iyi gibi görünse de, gerçek hayatın bazen bize kötü davranabileceği ve yapabileceğimiz en sağlıklı şeyin de bunu kabul etmek olduğunu belirtiyor. Eğer her şey mükemmel olsa insan olduğumuzu nasıl idrak edebiliriz? Mutsuzluk da bir gerçek, onu sevin diyor Manson. Eğer hayatımızda kötü şeyler olmasa kendimize nasıl insan diyebiliriz? Peki yine her şey bizim istediğimiz yönde gitse bu bizim içimize sıkıntı vermeyecek mi? İnsan olmanın lezzetine nasıl varacağız?

Rehberimiz Manson, Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı‘nın ne olduğunu bazen ünlü isimlerin hayatlarından veya acılarından örnekler vererek bazen çevresindekilerin bakış açılarına yer vererek ve bazen de kendi hayatının ta içinden birkaç anıyla anlatıyor. Yazarın yaşamını şekillendirmesinde ve karakterinin-kişiliğinin oturmasında büyük rolünün olduğuna inandığı küçüklüğünde yaşadığı bir travmadan bahsetiyor. Bu travma sonrasında hayatımızdaki dertlerin yaşamak olgusu karşısında ne kadar da değersiz olduğunun bilincine varmış. Açıkçası yazarın küçüklüğünde yaşadığı bu trajik olay belki sizin de bakış açınızı değiştirebilir.

Son Söz

Şimdilik Eldori ailesi olarak kitap önerimizi yapıp bir kenara çekiliyoruz. Fazla spoiler vermekten oldukça kaçınıyoruz ki büyüsü kaçmasın. Bu arada eğer kitap okumak için yeteri kadar zamanız yoksa veya Storytel isimli sesli kitap uygulamasında üyeliğiniz varsa podcast dinler gibi kitabı dinleyebilirsiniz. Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı isimli bu kitabın dinleme süresi uygulamada yaklaşık 6 saat. Hiçbir şeyi kafaya takmadığın bol huzurlu günler diliyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlar da İlginizi Çekebilir