Doğum Sonrası Depresyonunu Görmezden Gelmeyin!

Hamilelik süreci, içinde olumlu duygularla beraber bir takım korku ve endişeleri de barındıran hassas bir süreç. Anne adayları bebeklerine kavuşacağı ilk anı heyecanla bekler ama doğum anı ve sonrasına dair endişeler de sürecin doğal bir parçasıdır. Ancak bu olumsuz duyguların uzunluğu ve yoğunluğu doğal olmayan bir süreci de başlatabilir: Doğum sonrası depresyonu…

Doğum Sonrası Depresyonu (Postpartum Depression)

Doğumdan sonra yaşanan depresif sürecin daha yoğun ve ağır seyretmesi doğum sonrası depresyonu olarak nitelendiriliyor.

Doğum sonrası depresyonu erken tanıyla tedavi edilmezse ilerleyen süreçte büyük sorunlar yaratabilecek bir durum. Eğer zamanında fark ederek önlem alınmazsa; sütten erken kesilme, panik atak krizleri, anneyle bebek arasında duygusal bağ zayıflığı gibi pek çok sorun ortaya çıkabilir. Genelde annelik hüznüyle karıştırılır ancak annelik hüznü doğal bir süreçken doğum sonrası depresyonu ciddi bir hastalıktır. Doğum sonrası depresyonunun lohusa kadınların %10-15’inde ortaya çıktığını düşünürsek ne kadar önemli olduğunu daha net anlayabiliriz. Hastalık genellikle ilk 6 hafta içinde başlar ancak tedavi edilmezse süreç 1-2 yıla kadar devam edebilir.

Neden Ortaya Çıkar?

Doğum sonrası depresyonunun en önemli sebebi hormon değerlerimizdeki ani değişiklikler. Hamilelik sürecinde maksimum seviyeye çıkan östrojen, progesteron ve böbreküstü bezi hormonlarının doğumdan sonra hızla azalması ani duygusal değişimler yaşamamıza sebep oluyor. Bu duygusal değişimler; yetersizlik hissi, kendini suçlama, korku hali ve uykusuzluk gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Bu noktaya kadar süreci doğal kabul edebiliriz ancak bunları göz ardı edersek sorunlar kartopu misali büyüyebilir ve depresyon sürecini başlatabilir. İşte doğal olmayan süreç bundan sonra başlıyor.

Doğum Sonrası Depresyon Belirtileri

Doğum sonrası depresyonun belirtileri teşhis ve tedavi edebilmek adına büyük önem taşıyor. Belirtileri sırasıyla söyle sıralayabiliriz:

  • Keyif veren aktivitelerden uzak kalma isteği.
  • Sebebi olmayan yetersizlik hissi, ilgi ve istek kaybı.
  • Şiddetli hüzün ve boşluk duygusu.
  • İştahsızlık, uykusuzluk ve hızlı kilo kaybı.
  • Konsantrasyon zorluğu ve hafıza zayıflaması.
  • Bebeğe karşı aşırı endişeli davranmak veya duyarsız davranmak.
  • Bebeğe karşı aşırı bebeğe zarar verme endişesi veya zarar verme eğilimi.
  • Yoğun ağlama krizleri.
  • Kişisel bakıma karşı aşırı umursamazlık.
  • Ölüm düşüncesini yoğun hissetmek.
  • Panik atak.

Doğum Sonrası Depresyonun Tedavisi

Gebelik sonrası süreç her ne kadar zor olabilse de gözünüz asla korkmasın. Depresyon sürecine hiç girmeden annelik hüznünü hafif atlatmak için öncelikle bu konuda farkındalık kazanmak gerekiyor ve siz bu yazıyı okuyarak bunu zaten başardınız. İyi bir aile desteği, yeterli düzeyde dinlenme, sosyal aktivitelere vakit ayırabilmek, yürüyüş yapmak ve kişisel bakımı aksatmamak annelik hüznünü en hafif şekilde atlatmanızı sağlayacaktır. Bu süre zarfında kendinize gerekli ilgiyi gösterin, kendinizi sosyal aktiviteler konusunda zorlayın ve bolca motive edin. Peki doğum sonrası depresyon nasıl geçer? Bu konuda en önemli adım psikolojik destek almak olacaktır. Bedensel sağlığımız için doğum sonrasında düzenli olarak doktora gitmekten çekinmediğimiz gibi ruhsal sağlığımız için de uzman yardımı almaktan çekinmemeliyiz. Unutmayın ki, anne ve bebek arasındaki sağlıklı iletişimin yolu sağlıklı bir psikolojiden geçiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlar da İlginizi Çekebilir